Muğla, 3 Ağustos Perşembe
Sevgili günlük, bu hafta sonu okulun doğa kampındayız! Burası yüksek çam ağaçlarının arasında kurulmuş küçük bir kamp alanı. Sabah çadırımızı kurduk. Önce zemini düzleştirdik, sonra çadırın direklerini yerleştirdik. Çadır kurmak sandığımdan zormuş ama sonunda başardık. Arkadaşım Taylan çok eğlendi.
Öğleden sonra rehberimiz bizi ormanda yürüyüşe çıkardı. Çam ağaçlarını, böcekleri ve kuş seslerini inceledik. Rehber, doğada çöp bırakmamamız ve ağaç dallarını kırmamamız gerektiğini anlattı. “Doğa bizim evimiz, biz ise onun misafiriyiz.” dedi.
Akşam yemeği için hep birlikte makarna pişirdik; Taylan tuzu fazla koyunca hepimiz güldük. Gökyüzü kararınca hepimiz uyku tulumlarımızın üstüne sırtüstü yattık ve yıldızları izledik. Yer biraz serindi ama üstümüzde sıcak battaniyeler vardı. Şehirde hiç görmediğim kadar çok yıldız vardı. Rehberimiz Samanyolu’nu gösterdi ve yıldızların bizden çok uzakta olduğunu anlattı. Ben de bir gün astronot olmak istiyorum, diye düşündüm. Sonra uykum gelince çadıra girdim. Kaan