Çocuğum Ödev Yapmak İstemiyor: Ne Yapmalıyım?
Ödevden kaçan ilkokul çocuğunda isteksizliğin nedenleri, kısa ve sabit bir ödev saati, ilk adımı küçültmek ve öğretmenle ne zaman konuşulacağı.
Çocuğunuz ödev yapmak istemiyorsa önce nedenine bakın: yorgunluk, ödevin zor gelmesi, sıkılma ya da yanlış yapma korkusu en sık rastlanan sebeplerdir. Çoğu çocukta isteksizliği azaltan şey sert bir tutum değil, öngörülebilir bir düzendir: her gün aynı saatte kısa ve sakin bir ödev zamanı, çok küçük bir ilk adım, iki seçenek arasında karar verme hakkı ve ödev bitince kimsenin elinden almadığı serbest zaman. Siz yanında olursunuz, ama ödevi o yapar. Kavga haftalardır sürüyorsa öğretmenle konuşmanın zamanı gelmiştir.
İsteksizliğin ardında ne olabilir?
“Ödev yapmak istemiyorum” cümlesi hep aynıdır, ama arkasındaki neden çocuktan çocuğa, hatta günden güne değişir. Bir iki akşam şu ipuçlarına bakmak, neyle uğraştığınızı gösterir:
- Yorgunluk ve açlık. Okuldan yeni gelmiş, bir şey yememiş ya da uykusunu alamamış çocuk her işe “hayır” der. İpucu: isteksizlik akşamın belli bir saatinde ya da yoğun günlerde artıyor.
- Zorluk. Konuyu anlamamış çocuk “sıkıcı” der, çünkü “anlamadım” demek daha zordur. İpucu: belli bir derste ya da belli bir soru türünde takılıyor.
- Sıkılma. Bildiği bir şeyi tekrar tekrar yazmak ona anlamsız gelebilir. İpucu: ödevi rahatça yapabildiği hâlde başlamıyor.
- Kaçınma. Yanlış yapmaktan korkan çocuk hiç başlamamayı seçebilir; başlanmamış işte hata da yoktur. İpucu: silgiyi çok kullanıyor, “ben yapamam” diyor.
- Dikkat. Çevredeki sesler, açık bir ekran ya da kardeşin oyunu onu sürekli işten koparıyor olabilir. İpucu: başlıyor ama bir türlü bitiremiyor.
Nedeni çocuğunuza da sorun, ama ödev saatinde değil. Akşam yemeğinde ya da yatmadan önce sorulan “Ödevin en sevmediğin kısmı hangisi?” sorusu, tartışmanın ortasında sorulan “Neden yapmıyorsun?” sorusundan çok daha fazlasını anlatır.
İlkokulda ödevin asıl işi
İngiltere'deki Education Endowment Foundation'ın (EEF) ödev derlemesine göre ödevin ilkokulda başarıya etkisi ortaokuldakinden küçüktür ve bu yaş için kanıt sınırlıdır; ödevin miktarından çok niteliği ve derste öğrenilenle bağı önemlidir. Cooper ve arkadaşlarının Review of Educational Research'te yayımlanan derlemesi de ödevle başarı arasındaki ilişkiyi ilkokulda zayıf bulmuş, bu yaşta ödevin daha çok alışkanlık ve tekrar için işe yarayabileceğini belirtmiştir.
Bunun evdeki anlamı şudur: Bu yaşta ödevin en değerli kazancı, çocuğun her gün kısa bir süre oturup bir işe başlamayı ve onu bitirmeyi öğrenmesidir. İki saat süren ve gözyaşıyla biten bir akşam, bu kazancı da götürür. Amacınız ödevi ne pahasına olursa olsun bitirtmek değil, ödevin sakin geçtiği bir düzen kurmaktır.
Kavgasız bir ödev düzeni
Saati sabitleyin. Okuldan dönünce önce yemek ve kısa bir dinlenme, ardından her gün aynı saatte ödev. Saat sabit olunca “Şimdi mi yapacağız?” tartışması her gün yeniden açılmaz. Ödevin ne kadar süreceğini öğretmenin verdiği iş belirler; sizin işiniz bu süreyi gereksiz yere uzatan şeyleri, yani açık ekranı, atıştırmalık arayışını, kayıp kalemi ortadan kaldırmaktır.
İlk adımı küçültün. “Ödevini yap” büyük ve belirsiz bir istektir. “Kitabı aç ve ilk soruyu bana oku” ise hemen yapılabilir. Çoğu çocuk için en zor kısım başlamaktır; ilk soru bitince ikincisi daha kolay gelir.
Seçenek sunun. Ödevi yapıp yapmamak seçenek değildir, ama nasıl yapılacağı seçenek olabilir: “Önce Türkçe mi, matematik mi?”, “Mutfak masasında mı, kendi masanda mı?” Karar hakkı olan çocuk, düzene daha az direnir.
Planı ona söyletin. EEF'in üst biliş ve öz düzenleme rehberi, çocuğa bir işi nasıl planlayacağını, yaparken nasıl izleyeceğini ve bitince nasıl kontrol edeceğini göstermeyi önerir. Ödeve başlamadan önce sorun: “Bugün neler var, hangisiyle başlayacaksın, bitince neye bakacaksın?” Cevabı o versin.
Yanında olun, yerine yapmayın. Aynı odada kendi işinizle ilgilenmek, çocuğa hem yalnız olmadığını hem de ödevin kendi işi olduğunu söyler. EEF'in velilere yönelik rehberi de ödevde ders anlatmaktan çok iyi alışkanlıkları ve çocuğun kendi işini düzenlemesini desteklemeyi önerir. Takıldığında ipucu verin, ama kalemi siz almayın.
Bitince serbest zaman. Ödev bittiğinde oyun zamanı gelir. Bu bir ödül değil, günün düzeninin parçasıdır. Oyalanarak ödevi uzatan çocuk, serbest zamanının kısaldığını zamanla kendisi fark eder.
Ödevi cezaya çevirmemek
Ödev bir yaptırım aracına dönüşürse çocuk onu büsbütün sevmez. Şunlardan uzak durmak işinizi kolaylaştırır:
- Ödevini yapmayan çocuğa ceza olarak ek sayfa vermek. Evde ek çalışma yapmak isterseniz bunu ayrı ve keyifli bir zamana koyun; okulda işlenen konuya uygun tek sayfalık bir çalışma kağıdı oluşturmak yeterlidir. Ama bu sayfa hiçbir zaman “Ödevini yapmadın, şimdi bunu da yapacaksın” diye verilmesin.
- “Bitirmezsen parka gitmiyoruz” gibi her gün değişen tehditler. Düzen sabit olduğunda tehdide gerek kalmaz.
- Ödevi kardeşinin ya da sınıf arkadaşının ödeviyle karşılaştırmak.
- Her yanlışı ödevin ortasında düzeltmek. Önce bitsin, sonra birlikte bakın.
Sıkılan bir çocuk için aynı tekrar bazen oyun biçiminde daha kolay başlar. Toplama ya da çarpım gibi konularda ödevden önce tek bir kısa eğitici oyun turu ısınma işlevi görebilir; tur bitince ekran kapanır ve kâğıda geçilir.
Bu hafta evde deneyin
- Pazartesi: Ödev saatini birlikte seçin, bir kâğıda yazıp buzdolabına asın.
- Salı: Başlarken yalnızca ilk adımı isteyin: “İlk soruyu bana oku.” Gerisini o götürsün.
- Çarşamba: İki seçenek sunun; hangi dersle başlayacağını ya da nerede oturacağını o seçsin.
- Perşembe: Başlamadan önce “Bugün neler var, nasıl kontrol edeceksin?” diye sorun; bitince kontrolü birlikte yapın.
- Cuma: Ödev bitince hiçbir koşul koymadan serbest zamanı başlatın.
- Hafta sonu: Akşam yemeğinde ödevin en sevdiği ve en sevmediği kısmını sorun; cevapları not edin.
Yaşa göre
Okul öncesi
Okul öncesinde ödev yoktur ve olması da gerekmez. Bir işe başlayıp bitirme alışkanlığı bu yaşta boyama, yapboz ya da birlikte yapılan küçük el işleriyle kendiliğinden gelişir. Bu yaştaki bir çocuğa ödev gibi sayfa doldurtmak, ilkokulda ödevi sevimsiz kılabilir.
1–2. sınıf
Ödevler kısadır ve çoğu okuma ile yazmaya dayanır. 1. sınıfta kalemle yazmak henüz yorucudur; ödev uzadıkça isteksizlik artıyorsa satırların arasına kısa el molaları koyun. Bu yaşta yanında oturmanız çoğu zaman gerekir; zamanla bir adım geri çekilip aynı odada başka bir işle ilgilenin.
3–4. sınıf
Ödevler çeşitlenir: proje, kitap okuma, bilgi toplama. Ödevlerin sırasını ve zamanını çocuğun kendisinin planlamasına izin verin; siz planı dinleyin ve gün sonunda nasıl gittiğini sorun. Bu yaşta isteksizlik çoğu zaman belli bir derste zorlanmaya işaret eder; hangi derste olduğuna dikkat edin.
Ne zaman öğretmenle konuşmalı?
Yeni düzeni birkaç hafta denediğiniz hâlde şunlar sürüyorsa öğretmenle görüşün:
- Ödev her akşam ağlama, bağırma ya da kavgayla bitiyorsa,
- Ödev, öğretmenin beklediğinden çok daha uzun sürüyorsa,
- Çocuğunuz ödevi sizin sürekli yardımınız olmadan hiç yapamıyorsa.
Öğretmene ödevin evde ne kadar sürdüğünü ve nerede takıldığını anlatın; ödevin miktarı ya da düzeyi çocuğa göre ayarlanabilir. Görüşmeye nasıl hazırlanacağınızı öğretmenle iletişim yazısında bulabilirsiniz. İsteksizliğe karın ağrısı, uykuda değişiklik ya da okula gitmek istememe eşlik ediyorsa okulun rehber öğretmeniyle, bedensel yakınmalar için çocuk doktoruyla konuşun. Ödev ve çalışma düzeniyle ilgili diğer yazılara veliler için yazılar sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ödevini yapmadıysa okula yapılmamış olarak mı göndermeliyim?
Bunun bir iki kez olması dünyanın sonu değildir ve çocuğun sorumluluğu kendisinin taşıdığını görmesini sağlar. Yine de durumu sessizce bırakmak yerine öğretmene kısa bir not yazın: ödevin neden yapılmadığını ve evde nasıl bir düzen denediğinizi anlatın. Böylece öğretmen durumu bir ceza konusu olarak değil, birlikte çözülecek bir iş olarak ele alabilir.
Ödev için ödül vermeli miyim?
Her ödeve bağlanan ödül zamanla pazarlığa dönüşebilir; “Ne vereceksin?” sorusu ödevin önüne geçer. Bunun yerine ödev bitince başlayan serbest zamanı düzenin doğal bir parçası yapın ve çabasını somut sözlerle fark edin: “Bugün hiç oyalanmadan başladın.” Böyle bir söz, bir oyuncaktan daha uzun süre işe yarar.
Ödev günde ne kadar sürmeli?
Her sınıf ve her öğretmen için geçerli tek bir süre yoktur. Education Endowment Foundation'ın derlemesi, ödevde süre uzadıkça getirinin azalabileceğini ve kısa, odaklı görevlerin daha yararlı olduğunu söyler. Ödev her gün çok uzun sürüyorsa bunu öğretmene sorun; belki ödev çocuğun düzeyine göre ayarlanabilir, belki de evde süreyi uzatan başka bir şey vardır.
Kaynaklar
- Homework (Teaching and Learning Toolkit), Education Endowment Foundation (EEF)
- Does Homework Improve Academic Achievement? A Synthesis of Research, 1987–2003, Cooper, Robinson ve Patall, Review of Educational Research (2006)
- Working with Parents to Support Children's Learning, Education Endowment Foundation (EEF)
- Metacognition and Self-Regulated Learning, Education Endowment Foundation (EEF)