Çocuğum Söz Dinlemiyor: İş Birliğini Artırmak

Söylediklerinizi duymazdan mı geliyor? Yanına gidip dikkatini almak, tek ve net yönerge, seçenek ve geçiş uyarısıyla iş birliğini artırmanın yolları.

Söz dinlemeyen çocukların çoğu inat etmiyordur; yönerge ona ulaşmamış, aynı anda çok şey istenmiş ya da sevdiği bir işten kopmak zor gelmiştir. İş birliğini artırmanın yolu sesi yükseltmek değil, yaklaşmaktır: yanına gidip dikkatini almak, ne istediğinizi tek ve net bir cümleyle söylemek, birkaç saniye beklemek ve gerekirse başlamasına yardım etmek. Buna olumlu davranışı fark etmek, geçişlerden önce uyarmak ve tutarlı sonuçlar eklendiğinde, “Kaç kere söyleyeceğim?” cümlesi evde giderek daha az duyulur.

Neden duymuyor gibi görünür?

Çocuk bir şeye dalmışken onu gerçekten duymayabilir. Oyuncak arabaları sıraya dizen bir çocuğun dikkati, mutfaktan gelen “Haydi ellerini yıka” sesini çoğu zaman kaçırır. Söz dinlememenin ardında sık görülen başka nedenler de vardır:

  • Belirsiz yönerge. “Uslu dur” ya da “Toparlan” çocuğa ne yapacağını söylemez.
  • Çok adımlı yönerge. “Ellerini yıka, çantanı as, ayakkabılarını dolaba koy” cümlesinden küçük bir çocuk çoğu zaman yalnızca ilkini ya da sonuncusunu hatırlar.
  • Geçiş zorluğu. Sevdiği bir işi bırakıp sevmediği bir işe geçmek, yetişkinler için de kolay değildir.
  • Alışkanlık. Yönergenin ancak dördüncü kez ve yüksek sesle söylendiğinde ciddi olduğunu öğrenmiş olabilir.
  • Yorgunluk ve açlık. Pek çok evde akşamüstü saatleri, iş birliğinin en zor olduğu saatlerdir.

Bağırma döngüsünü fark edin

Pek çok evde şu döngü kurulur: Yönerge önce sakin bir sesle ve uzaktan söylenir. Çocuk tepki vermez. İkinci kez daha yüksek, üçüncüde bağırarak söylenir. Çocuk ancak o zaman kalkar. Bir sonraki sefer çocuk, ilk iki uyarının önemsiz olduğunu bilerek bağırmayı bekler; yetişkin de bağırmadan sonuç alamayacağını düşünür.

Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), bağırarak ve aşağılayarak yapılan sözel cezanın zararlı olduğunu ve işe yaramadığını belirtir. UNICEF'in disiplin önerileri de bağırmak yerine sakin kalmayı ve olumlu davranışı fark etmeyi öğütler. Döngüyü kırmanın yolu, ilk söyleyişi son söyleyiş gibi ciddiye almaktır: uzaktan üçüncü kez seslenmek yerine bir kez kalkıp yanına gitmek.

Bağırdığınız da olacaktır; bu her ebeveynin başına gelir. Sakinleşince onarın: “Sana bağırdım, özür dilerim. Oyuncakların yine de toplanması gerekiyor; şimdi birlikte başlayalım.”

Bir yönerge nasıl verilir?

Şu beş adımı birkaç gün art arda uygulamak, çoğu evde fark yaratır:

  1. Yanına gidin, göz hizasına inin. UNICEF'in küçük çocuklarla iletişim önerilerinin başında da bu gelir. Mutfaktan seslenmek yerine on adım atmak, sonraki on tekrarı önler.
  2. Dikkatini alın. Adını söyleyin, gerekirse omzuna hafifçe dokunun. Size baktığında konuşun.
  3. Tek ve net bir cümle kurun, “yap” diliyle. ABD'nin halk sağlığı kurumu CDC de açık ve sakin yönerge vermeyi temel ebeveynlik becerileri arasında sayar. “Koşma” yerine “Yürüyerek gel”, “Bağırma” yerine “Fısıltıyla konuş”, “Dağıtma” yerine “Legoları kutuya koy” deyin. Yönergeyi soru gibi de sormayın: “Odanı toplar mısın?” sorusuna “Hayır” da bir cevaptır.
  4. Bekleyin. İçinizden beşe kadar sayın. Çocuğun duyduğunu işleyip harekete geçmesi zaman alır. Gerekirse aynı cümleyi aynı sakin sesle bir kez daha söyleyin.
  5. Yardım edin ya da sonucu uygulayın. “İlk iki parçayı ben koyuyorum, gerisi sende.” Davranış tekrarlıyorsa, önceden konuşulmuş sonucu sakin bir sesle uygulayın.

Seçenek sunmak da işe yarar; yapılacak iş değişmez, nasıl yapılacağını çocuk seçer: “Banyoya tavşan gibi zıplayarak mı gidelim, kaplumbağa gibi yavaş yavaş mı?” ya da “Önce kitaplar mı toplanacak, arabalar mı?”

Geçişlerden önce uyarın

Sevdiği bir işten kopmak çocuk için gerçekten zordur. Geçişi önceden haber vermek bu zorluğu büyük ölçüde azaltır. “Beş dakika” gibi süreler küçük çocuğa pek bir şey ifade etmez; somut bir ölçü kullanın: “İki kaydırak daha, sonra eve gidiyoruz.” Bitişi ona bırakmak da işe yarar: “Son kaydıraktan sonra parka el sallayıp vedalaşacağız.”

Ekranda oynuyorsa süreyi değil tur sayısını konuşun. Kısa oyunlar gibi turla biten etkinliklerde “Bu tur bitince kapatıyoruz” demek, oyunu ortasında kesmekten çok daha az itiraz doğurur.

Tutarlılık, kurallar ve sonuçlar

Söylediğiniz bir yönergenin arkasında durun; arkasında duramayacağınız bir şeyi de söylemeyin. “Seni burada bırakırım” gibi uygulanamayacak tehditler, çocuğa sözlerinizin ciddi olmadığını öğretir.

Evdeki kuralları sakin bir anda birlikte koyun. Üç dört kural yeterlidir; her biri olumlu bir cümleyle yazılsın: “Evde yürürüz.”, “Yemekte oturuyoruz.” Küçük çocuklar için kuralın yanına bir çizim eklemek hatırlamayı kolaylaştırır. Kural bozulduğunda ne olacağını da önceden konuşun. Sonuçların davranışla bağlantılı ve saygılı olmasıyla ilgili ilkeleri olumlu disiplini anlatan yazıda, sınırların nasıl korunacağını ise sınır koymayı anlatan yazıda bulabilirsiniz.

En çok gözden kaçan araç ise olumlu davranışı yakalamaktır. Çocuk ilk seslenişte geldiğinde bunu da söyleyin: “Seslendim, hemen geldin. Böylece yemeğe birlikte oturabildik.” İş birliği fark edildikçe artar.

Bu hafta evde deneyin

  • Bu hafta yönergeleri başka bir odadan seslenerek değil, her seferinde yanına giderek verin.
  • En sık kurduğunuz üç “yapma” cümlesini “yap” diline çevirip bir kâğıda yazın.
  • Her gün en az bir yönergeyi iki seçenekle sunun.
  • Parktan, banyodan ya da oyundan önce somut bir geçiş uyarısı verin.
  • Gün içinde iş birliği yaptığı bir anı akşam ona anlatın.
  • Hafta sonu ailece, olumlu cümlelerle yazılmış üç ev kuralı belirleyin.

Yaşa göre

Okul öncesi

Bu yaşta yönergeler çok kısa olmalı ve mümkünse gösterilerek verilmeli: “Ayakkabılar burada duruyor” derken ayakkabıyı rafa koymak gibi. İşleri oyuna çevirmek iş birliğini artırır: oyuncakları toplarken renk avı yapmak, banyoya hayvan gibi yürümek. Aynı anda tek bir istek yeterlidir.

1–2. sınıf

Sabah ve akşam rutinleri için resimli bir kontrol listesi işe yarar. Yönergeyi tekrar etmek yerine soru sorun: “Listede şimdi ne var?” Böylece çocuk sizin sesinizi değil, kendi aklını izlemeye başlar. Okuldaki sınıf kuralları da bu yaşta önemlidir; evde benzer bir dil kullanmak işinizi kolaylaştırır.

3–4. sınıf

Bu yaştaki çocuk gerekçe duymak ister. Kısa bir neden ekleyin ve karar alanı tanıyın: “Saat dokuzda ışıklar kapanıyor. Ondan önce kitap mı okumak istersin, bir el kart oyunu mu?” Ailece yapılan kısa toplantılar, kuralların konuşulup gerekirse yenilenmesi için iyi bir ortamdır. Bu yaşta karşı çıkmak bazen söz hakkı isteğinin işaretidir; uygun yerlerde ona gerçek sorumluluk verin.

Ne zaman destek istemeli?

Söz dinlememe, çoğu çocukta belli dönemlerde artıp azalan olağan bir durumdur. Şu durumlarda ise destek istemek iyi olur:

  • Zorlanma evde, okulda ve başka ortamlarda aylardır sürüyorsa,
  • Öğretmen de sınıfta benzer güçlükler anlatıyorsa,
  • Çocuk adı seslendiğinde sık sık tepki vermiyor, konuşmaları kaçırıyor gibi görünüyorsa,
  • Siz ya da evdeki öteki yetişkinler sürekli bağırdığınızı, tükendiğinizi hissediyorsanız.

Önce sınıf öğretmeniyle konuşup gözlemlerinizi karşılaştırın. Okulun rehber öğretmeni (psikolojik danışman) çocukla ve sizinle görüşebilir; gerekli görürse Rehberlik ve Araştırma Merkezine (RAM) yönlendirebilir. İşitmesiyle ilgili bir kuşkunuz varsa çocuk doktoruna danışın; bir işitme kontrolü bazı soruları kolayca yanıtlar. Benzer konulardaki öteki yazılar Veliler için bölümünde yer alıyor.

Sık sorulan sorular

Bir kere söyleyince hemen yapmasını beklemek doğru mu?

İlk seslenişte harekete geçmek, çoğu çocuk için zamanla öğrenilen bir beceridir. Yönergeyi yanına gidip dikkatini alarak verdiğinizde ve birkaç saniye beklediğinizde ilk seferde yapma olasılığı artar. Yine de özellikle küçük çocuklarda ara sıra hatırlatmak ve başlamasına yardım etmek gerekir; bu bir başarısızlık değil, öğretmenin parçasıdır.

Okulda söz dinliyor, evde dinlemiyor; neden?

Bu çok sık görülür. Okulda kurallar açık, rutin belirgin ve herkes için aynıdır; çocuk da gün boyunca kendini toparlamak için çaba harcar. Evde, en güvendiği insanların yanında bu çabayı bırakır. Sınıftaki kuralları ve rutini öğretmeninden öğrenip evde benzer bir dil kullanmak işe yarayabilir.

Tehdit edince yapıyor; neden bırakmalıyım?

Tehdit o anda sonuç verebilir, ama çocuğa korktuğu için yapmayı öğretir; korku azalınca davranış geri döner. Uygulanamayacak tehditler ise sözlerinizin değerini düşürür. Bunun yerine önceden konuşulmuş, davranışla bağlantılı bir sonucu sakin bir sesle hatırlatın ve gerekirse uygulayın.

Kaynaklar