Bir ormanda yürürken en çok ağaçlara bakarız ama orman tek katlı bir ev değil, çok katlı bir apartman gibidir. Her katın kendine özgü ışığı, sıcaklığı ve nemi vardır; her katında farklı canlılar yaşar ve hepsi birbirine bağlıdır. Bu yüzden orman, çok zengin bir ekosistemdir.
En alt kat orman zeminidir. Burada dökülen yapraklar, kuru dallar ve ölü böcekler bulunur. Mantarlar, solucanlar ve minik böcekler bu atıkları ayrıştırıp humus denilen besleyici bir toprağa dönüştürür. Humus, ağaçlar ve otlar için doğal bir gübredir.
Zeminin hemen üstünde yosunlar, otlar, çiçekler ve çalılar yer alır. Bu katta tavşanlar, fareler ve yerde yuva yapan kuşlar yaşar. Burada yetişen bitkiler, güneş ışığının az ulaştığı gölgeye alışmıştır. Örneğin eğreltiotları, nemli ve loş ortamlarda gür büyür.
Daha yukarıda genç ağaçlar ve orta boylu ağaçlar bulunur. En tepede ise yüksek ağaçların dalları ve yaprakları bir çatı gibi birleşerek taç katını oluşturur. Güneş ışığını ilk alan yer burasıdır. Kuşlar, sincaplar ve baykuşlar bu katta yuva yapar. Ağaç gövdelerindeki oyuklarda ise yarasalar ve ağaçkakanlar barınır.
Ormanlar yalnızca canlılara ev olmaz. Ağaçlar havadaki karbondioksiti alıp oksijen üretir. Kökleri toprağı tutarak yağmurla sürüklenmesini önler ve yağmur suyunu emerek taşkın tehlikesini azaltır. Bir ağacın kesilmesi, üzerinde yaşayan pek çok canlının evini de yok edebilir. Ormanı korumak, hepimizi korumak demektir.