Malatya, 18 Temmuz Pazar
Sevgili günlüğüm, bu yaz dedemin kayısı bahçesindeyim. Hasat zamanı geldi. Ağaçların dalları meyveden yere eğilmişti. Hava çok sıcaktı ama ağaçların gölgesi serindi. Sabah erkenden bahçeye çıktık. Dedem olgun kayısıları gösterip “Bak, turuncuya dönenler hazır.” dedi.
Dedem “Meyveyi dalından çekmeden, hafifçe çevirerek koparmak gerekir.” dedi. Kayısıları dikkatle toplayıp sepetlere koyduk. Bu işi acele etmeden yapmak gerekiyordu, çünkü kayısı yumuşak bir meyvedir ve çabuk ezilir. Öğleden sonra kayısıları ikiye bölüp çekirdeklerini çıkardık. Sonra hepsini büyük tepsilere dizdik. Sepetim yarım saatte doldu, ama dedemin sepeti benimkinden çok daha önce dolmuştu.
Dedem, kayısıların güneşin altında birkaç gün kuruyup kuru kayısıya dönüşeceğini söyledi. Kuru kayısı kışın da yiyebildiğimiz güzel bir yiyecekmiş. Akşam yorgunluktan gözlerim kapanıyordu ama çok mutluydum. Emeğin karşılığını almak güzel bir duygu. Yarın yine erkenden kalkıp dedeme yardım edeceğim. Nil