Nevşehir’in Avanos ilçesi, çok eski çağlardan beri çömlekçilik yapılan bir yerdir. Kasabanın içinden Kızılırmak geçer ve bu nehrin kıyısından çıkarılan kırmızı kil, Avanos çömleklerinin en önemli malzemesidir. Çömlekçiler bu çamurdan testi, vazo, tabak ve küp gibi birçok eşya yapar. Burada çömlekçilik, babadan oğula, anneden kıza geçen bir meslektir.
İşe çamurun hazırlanmasıyla başlanır. Kil önce suyla ıslatılıp içindeki taş ve kökler ayıklanır, sonra ayakla ya da elle yoğrularak yumuşatılır. İyi yoğrulmayan çamur fırında çatlayabilir; bu yüzden çömlekçiler bu aşamaya çok özen gösterir.
Sonra çamur, çömlekçi çarkının tam ortasına konur. Çark döndükçe usta, ıslak elleriyle çamuru aşağı yukarı iterek ona biçim verir. Usta çömleği biçimlendirirken elini ıslak tutar; çünkü kuru el, kayganlığı bozar ve kabı çarpıtabilir. Bir topak çamur, birkaç dakika içinde bir vazoya ya da bir sürahiye dönüşebilir. Çarkı geleneksel olarak ayakla çevirirler.
Biçim verilen kap önce gölgede yavaş yavaş kurutulur, çünkü hızlı kuruyan kap çatlayabilir. Kuruyan kaba desen çizilir ya da sır sürülür, sonra kap yüksek sıcaklıktaki fırında pişirilir. Sırlanıp pişen çömlek sert, dayanıklı ve su geçirmez olur.
Avanos’ta bazı atölyeler ziyaretçilere de açıktır; çocuklar çarkın başına oturup çamurla çalışmayı deneyebilir. Çömlekçilik; el becerisi, sabır ve hayal gücü isteyen güzel bir sanattır. Bu sanatı yaşatan ustalar, atalarından öğrendiklerini bugün gençlere aktarıyor. Avanos’un kırmızı çömlekleri evlerde kullanıldığı gibi hediyelik eşya olarak da sevilir.