Çocuğa Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?

Her gün kısa ve sabit bir okuma zamanı, elinin altında kitaplar ve seçme hakkı: çocuğa kitap sevgisini zorlamadan kazandırmanın yolları.

Okuma alışkanlığı büyük kararlarla değil, kitapla her gün yaşanan kısa ve keyifli bir buluşmanın tekrarlanmasıyla oluşur. Evde her gün aynı saate denk gelen kısa bir okuma zamanı kurmak, kitapları çocuğun uzanabileceği yerlere koymak, ne okuyacağını ona seçtirmek ve sizi de okurken görmesini sağlamak en sağlam başlangıçtır. Okumayı ödüle ya da cezaya bağlamamak ve çocuk kendi başına okumayı öğrendikten sonra da ona sesli okumayı sürdürmek, bu alışkanlığın yıllar içinde kalıcı olmasına yardım eder.

Keyif için okumak neden bu kadar önemli?

Mol ve Bus'ın Psychological Bulletin'de yayımlanan meta-analizi, keyif için okumanın okuduğunu anlama, sözcük bilgisi ve yazım becerileriyle bebeklikten yetişkinliğe kadar ilişkili olduğunu gösterir. Yazarlar bu ilişkinin tek yönlü olmadığını, yıllar içinde karşılıklı olarak güçlendiğini anlatır: Okuyan çocuk okumada ilerler, ilerledikçe okumak ona daha kolay ve daha keyifli gelir, keyif aldıkça daha çok okur.

OECD'nin PISA 2018 verilerini inceleyen raporu da keyif için okumanın ve basılı kitapla okumanın okuma becerisiyle ilişkisine dikkat çeker. Yani keyif, okumanın süsü değil, kendisidir.

Bu yüzden evdeki asıl hedef “Bugün kaç sayfa okudu?” sorusu değil, “Yarın yine kitap açmak isteyecek mi?” sorusudur. Alışkanlık, bu isteğin her gün biraz beslenmesiyle oluşur.

Her gün, aynı saatte, kısa bir okuma zamanı

Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), bebeklikten başlayarak çocukla her gün birlikte kitap okumayı hem dil gelişimi hem de ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişki için önerir. Bu öneride “her gün” sözcüğü sürenin uzunluğundan daha önemlidir. Uzun ama ara sıra yapılan okuma saatleri yerine kısa ama hiç atlanmayan bir okuma zamanı, alışkanlığı daha iyi besler.

Okuma zamanını zaten var olan bir alışkanlığın arkasına eklemek işinizi kolaylaştırır:

  • Akşam yemeğinden sonra, sofra toplanır toplanmaz,
  • Pijamalar giyilip dişler fırçalandıktan sonra, yatakta,
  • Hafta sonu kahvaltısının ardından, herkes çayını içerken.

Her seferinde aynı köşeyi kullanın: bir minder, koltuğun bir ucu ya da yatağın kenarı. Telefonları başka bir odada bırakın. Yorgun olduğunuz akşamlarda tek bir kısa kitap, hatta tek bir sayfa yeterlidir. Zinciri koparmamak, o akşamki okumanın uzunluğundan daha değerlidir.

Kitaplar göz hizasında, seçim çocukta

Çocuk kitaba ancak ulaşabildiğinde kendiliğinden yönelir. Kitapları yüksek raflardan indirip çocuğun boyuna uygun bir rafa, oturma odasında bir sepete ya da arabadaki bir torbaya koyun. Kapağı görünecek biçimde dizilmiş birkaç kitap, sırtı görünen uzun bir sıradan daha çok ilgi çeker. Birkaç haftada bir sepetteki kitapları değiştirmek, eski kitapları da yeniymiş gibi gösterir.

UNICEF'in velilere önerileri arasında çocuğun kendi kitabını seçmesine izin vermek de var. Seçim hakkı, okumayı “bana yaptırılan” bir iş olmaktan çıkarıp “benim kararım” hâline getirir. Çocuğunuz aynı kitabı onuncu kez seçiyorsa sorun yok; tekrar, küçük çocuklar için güven ve ustalık duygusu demektir.

Okuma malzemesi yalnızca hikâye kitabı da değildir. Hayvanlar üzerine bir bilgi kitabı, çizgi roman, bilmece kitabı, yemek tarifi ya da yeni bir oyunun kural kâğıdı da okumadır.

Sizi okurken görsün

Çocuklar büyüklerin değer verdiği şeyleri onları izleyerek öğrenir. UNICEF de ebeveynin örnek olmasını okuma sevgisinin temel taşlarından biri olarak anar. Telefonda okuduğunuz bir yazıyı çocuk çoğu zaman göremez; elinizde bir kitap, gazete ya da dergi olduğunda ise ne yaptığınız açıkça bellidir.

Okuduğunuz şeyden söz edin: “Bu kitapta bir kaptan, gemisini fırtınadan kurtarmaya çalışıyor; bakalım başaracak mı?” gibi bir cümle, okumanın büyükler için de bir merak kaynağı olduğunu gösterir. Haftada bir akşam herkesin kendi kitabını okuduğu on dakikalık bir ailece okuma zamanı da deneyebilirsiniz.

Okumayı ödüle ya da cezaya bağlamayın

“Bu kitabı bitirirsen tablet alırsın” ya da “Söz dinlemedin, odana git, kitap oku” gibi cümleler o an işe yarıyor gibi görünse de okumaya yanlış bir anlam yükler. Ödüle bağlanan okuma, ödül gelene kadar katlanılacak bir işe dönüşür; cezaya bağlanan okuma ise kitabı cezayla anılan bir nesneye çevirir.

Bunun yerine okumanın kendisini değerli kılan küçük şeylere yönelin: birlikte gülmek, merak ettiği bir yeri birlikte okumak, kitapta geçen bir yemeği birlikte pişirmek. Okuduğu bir şeyi size anlattığında dikkatle dinlemek, en güçlü teşviktir.

Okumayı öğrendikten sonra da sesli okuyun

Birçok aile, çocuk kendi başına okumaya başlayınca ona sesli okumayı bırakır. Oysa ilkokulun ilk yıllarında çocuğun dinleyerek anlayabildiği metinler, kendi okuyabildiklerinden çok daha zengindir. Siz okurken, henüz kendi başına okuyamayacağı uzun hikâyelerin, yeni sözcüklerin ve karmaşık duyguların tadına varır.

Education Endowment Foundation'ın (EEF) velilere yönelik rehberi de küçük çocuklarda birlikte kitap okumayı, büyüdükçe ise düzenli rutinler kurmayı ve öğrenilenler üzerine konuşmayı evdeki destek yolları arasında sayar.

İlk okuma yazma döneminde küçük bir anlaşma yapabilirsiniz: Çocuğunuz okulda öğrendiği seslerle yazılmış kısa sözcükleri size okusun, siz de ona sevdiği kitaptan bir bölüm okuyun. Henüz ilk harf grubunda olan bir çocuk için yalnızca öğrendiği harflerle yazılmış okuma kartları bu “sen bana, ben sana” düzenine iyi uyar.

Kütüphaneyi hayatınıza katın

İki haftada bir yakındaki halk kütüphanesine ya da okul kütüphanesine gitmek, satın almadan sürekli yeni kitapla tanışmanın en kolay yoludur. Çocuk kendi kitabını raftan seçer, ödünç alır, zamanında geri getirir. Bu küçük döngü hem seçme özgürlüğü hem de sorumluluk demektir. Kütüphaneden dönerken kitabın kapağına birlikte bakmak, okumaya evden önce başlamaktır. Sesli okuma, kitap seçimi ve okurken sorulacak sorular üzerine öteki yazılar Veliler için sayfasında.

Bu hafta evde deneyin

  • Okuma zamanını seçin: Ailece konuşup her gün okuyacağınız saati ve köşeyi belirleyin; bir kâğıda yazıp buzdolabına asın.
  • Kitap sepeti kurun: Evdeki kitaplardan sekiz on tanesini çocuğun uzanabileceği bir sepete, kapakları görünecek biçimde koyun.
  • Seçimi ona bırakın: Bu hafta okunacak kitabı her akşam çocuğunuz seçsin; aynı kitabı yeniden seçerse yorum yapmadan okuyun.
  • Kendi kitabınızı ortada bırakın: Okuduğunuz kitabı salondaki sehpada tutun ve bir akşam çocuğunuzun yanında on dakika okuyun.
  • Pazarlık cümlesini değiştirin: “Okursan…” diye başlayan cümleler yerine “Hadi, kaldığımız yerden devam edelim” deyin.
  • Kütüphaneye gidin: Hafta sonu yakındaki bir halk kütüphanesinin çocuk bölümüne uğrayın; çocuğunuz bir kitap seçsin.

Yaşa göre

Okul öncesi

Bu yaşta okuma alışkanlığı, çocuğun size bir kitap getirip “Bunu oku” demesiyle başlar. Millî Eğitim Bakanlığının okul öncesi eğitim programına göre bu dönemde okuma yazma öğretilmez; amaç harf öğretmek değil, kitapla iyi vakit geçirmektir. Kalın sayfalı ve resimli kitaplar, tekerlemeler, resimler üzerine konuşmak ve aynı kitabı tekrar tekrar okumak bu dönemin en iyi alışkanlıklarıdır.

1–2. sınıf

Çocuk okumayı öğrenirken iki tür okuma yan yana yürür: onun size okuduğu kısa metinler ve sizin ona okuduğunuz zengin hikâyeler. Kendi okuması kısa ve başarılı olsun; sizin okumanız ise uzun ve keyifli. Kitapta yeni karşılaştığı bir harfi ekranda parmakla yazarak sesini tekrar etmesi, okumayla yazmayı birbirine bağlar. Sesleri birleştirmekte zorlanıyorsa harfleri bilip birleştiremeyen çocuklar için öneriler işinize yarayabilir.

3–4. sınıf

Bu yaşta çocuk uzun metinleri kendi başına okuyabilir, ama ödevler, ekranlar ve arkadaşlar arasında kitaba zaman kalmayabilir. Okuma zamanını korumak, seri kitaplara, bilgi kitaplarına ve çizgi romanlara kapı açmak ve okuduğu kitabı sizinle konuşmasına fırsat vermek önemlidir. Her akşam bir bölüm birlikte okunan uzun bir kitap, bu yaşta da güzel bir ortak alışkanlıktır.

Ne zaman öğretmenle konuşmalı?

Okuma alışkanlığı için çoğu zaman evdeki küçük değişiklikler yeter. Ancak çocuğunuz okumayı öğrendiği hâlde okurken belirgin biçimde zorlanıyor, okumaktan her fırsatta kaçıyor ya da kitabı gözüne çok yaklaştırıp sık sık gözlerini ovuşturuyorsa sınıf öğretmeniyle konuşun. Öğretmen, sınıftaki okumasını sizin evdeki gözlemlerinizle birleştirerek neye ihtiyaç olduğunu değerlendirebilir. Görmeyle ilgili bir kuşkunuz varsa çocuk doktoruna danışın.

Sık sorulan sorular

Günde kaç dakika kitap okumalıyız?

Kesin bir süreden çok düzenlilik önemlidir. Küçük çocuklar için on dakika, okumaya başlamış çocuklar için on beş yirmi dakika iyi bir başlangıç olabilir. Çocuk istekliyse süre kendiliğinden uzar; yorgun bir akşamda tek bir kısa kitapla yetinmek de alışkanlığı korur.

Çocuğum hep aynı kitabı istiyor; başka kitaba geçirmeli miyim?

Zorlamanıza gerek yok. Aynı kitabı tekrar tekrar dinlemek küçük çocuklar için olağandır; her okumada yeni bir ayrıntı fark eder, sözcükleri öğrenip size eşlik eder. Sepette başka kitapların da durması ve sizin de bir kitap seçme sıranızın olması, yeni kitaplara geçişi zamanla kendiliğinden getirir.

Kitap okumayı ödülle teşvik etmek yanlış mı?

Önceden vaat edilen ödüller, okumayı ödül için yapılan bir işe çevirebilir. Okuma çizelgesi ya da çıkartma çocuğun hoşuna gidiyorsa tamamen yasaklamanız gerekmez, ama okumanın asıl ödülü hikâyenin kendisi ve sizinle geçirilen zaman olmalı. Okuduğu bir şeyi size anlatırken ilgiyle dinlemek, çoğu ödülden daha güçlü bir teşviktir.

Kaynaklar