Akıcı okuma · 2–4. sınıf

Okuyalım, süre tutalım

Metni sesli oku. Başla’ya basıp okumaya başla, bitirince Durdur’a bas. Her okumanın süresi tabloya yazılır; dakikada kaç sözcük okuduğun kendiliğinden hesaplanır. Aynı metni beş kez oku: her seferinde biraz daha akıcı olacaksın.

Başka metin

Ses Nasıl Oluşur?

Sözcük sayısı: 211

Müzik dersinde Kerem, gitarın bir teline dokunduğunda telin hızla titrediğini fark etti. Gitarın tellerine tek tek dokunup hangisinin daha ince ses çıkardığını dinledi. Tele parmağını koyunca ses kesildi. “Ses, titreşimden mi çıkıyor?” diye sordu. Öğretmeni, “Çok güzel bir gözlem. Şimdi bunu deneyle kanıtlayalım.” dedi.

Öğretmen herkese birer cetvel verdi. Cetvelin bir ucunu sıranın kenarına bastırıp diğer ucunu aşağı çekerek bıraktılar. Cetvel titreşerek “vıız” diye bir ses çıkardı. Sonra cetvelin sıradan dışarıda kalan kısmını kısalttılar. Kısa kısım daha hızlı titreşti ve ses daha ince çıktı. Uzun kısım yavaş titreştiği için ses kalın çıktı.

Öğretmen, bu farkı şöyle açıkladı: “Hızlı titreşim ince, yani tiz bir ses; yavaş titreşim ise kalın, yani pes bir ses oluşturur. Bir ses ne kadar güçlü titreşimle çıkarsa, o kadar yüksek duyulur.” Gitardaki ince teller tiz, kalın teller ise pes ses verir.

Peki titreşim kulağımıza nasıl ulaşır? Ses, havada dalgalar hâlinde yayılır. Bu dalgalar kulağımıza girince kulak zarını titreştirir ve biz sesi duyarız. Ses, hava gibi bir maddeye ihtiyaç duyar. Bu yüzden havası olmayan uzay boşluğunda ses yayılamaz.

Kerem o gün birçok müzik aletinin aynı ilkeyle çalıştığını öğrendi. Gitarda teller, davulda deri, flütte ise içindeki hava titreşir. Sınıf arkadaşları da masalara hafifçe vurup parmaklarını dayayarak titreşimi hissetmeye çalıştı. Eve giderken yolda her gördüğü nesneye dokunup titreşip titreşmediğini kontrol etti.