Akıcı okuma · 2–4. sınıf

Okuyalım, süre tutalım

Metni sesli oku. Başla’ya basıp okumaya başla, bitirince Durdur’a bas. Her okumanın süresi tabloya yazılır; dakikada kaç sözcük okuduğun kendiliğinden hesaplanır. Aynı metni beş kez oku: her seferinde biraz daha akıcı olacaksın.

Başka metin

Dedenin Pusulası

Sözcük sayısı: 203

Cumartesi sabahı Kaan, dedesinin eski çekmecesinden pirinç kaplı bir pusula çıkardı. Pusulanın iğnesi önce titreyerek döndü, sonra hep aynı yönde durdu. “Bu nasıl oluyor?” diye sordu. Dedesi gülümsedi: “İğne hep kuzeyi gösterir, çünkü Dünya büyük bir mıknatıs gibi davranır. Gel, sana nasıl kullanılacağını göstereyim.” Kaan merakla yaklaştı. Gözleri parlıyordu.

Birlikte bahçeye çıktılar. Dedesi, pusulayı düz tutmasını ve iğne durana kadar beklemesini söyledi. Kaan kuzeyi bulduktan sonra sağ elini doğuya, sol elini batıya uzattı; arkası ise güneye bakıyordu. “Artık dört ana yönü biliyorum!” diye sevindi. Dedesi onun omzuna dokundu: “Aferin, küçük kâşif!” Sonra ikisi bahçedeki kuyunun, ceviz ağacının ve kapının hangi yönde kaldığını tek tek bulup Kaan’ın defterine yazdı.

Öğleden sonra köyün arkasındaki tepeye yürüyüşe çıktılar. Dedesi, yolda sis çökerse patikayı kaybedebileceklerini ama pusula sayesinde evin yönünü bulabileceklerini anlattı. Gerçekten de tepenin yamacına yoğun bir sis indi. Önlerindeki ağaçları bile zor seçiyorlardı. Kaan telaşlanmadı. Pusulaya bakıp “Ev güneyde, yani iğnenin tam ters yönünde.” dedi ve dedesini güvenle aşağı yürüttü.

Akşam eve döndüklerinde babaannesi sıcak çayı hazırlamıştı. Kaan pusulayı dedesine uzattı ama dedesi başını salladı: “Bu pusula artık senin. Yön bulmayı bilen insan yolunu şaşırmaz. Yeter ki bilgisini yanında taşısın.” Kaan pusulayı avucunda sımsıkı tuttu; o gün yalnızca bir aleti değil, dedesinin güvenini de almıştı.