Cep Herkülü
Sözcük sayısı: 206
Spor tarihinin en ünlü isimlerinden biri, boyu bir buçuk metreden kısa olan bir halterciydi: Naim Süleymanoğlu. Dünya, onu küçük bedenine sığmayan gücü yüzünden “Cep Herkülü” diye çağırdı. Gerçek bir spor kahramanıydı.
Naim, çocukken halter sporuyla tanıştı. Antrenörleri onun çabuk öğrendiğini ve çok disiplinli olduğunu fark etti. Her gün saatlerce çalışıyor, tekniğini düzeltmek için aynı hareketi defalarca tekrarlıyordu. Ağır ağırlıkları kaldırmadan önce her zaman ısınma hareketleri yapar, kaslarını esnetir ve dikkatini toplardı.
Halterde ağırlık, başın üzerine iki yolla kaldırılır: koparma ve silkme. Yarışmada sporcuların her hareket için üç deneme hakkı vardır; hakemler hareketin kurallara uygun yapılıp yapılmadığını izler. Bu sporda yalnızca güç yetmez; denge, hız ve doğru teknik de gerekir. Naim, bu üç özelliği birleştirerek kendi vücut ağırlığının üç katından fazlasını kaldırabiliyordu. Kısacası halter akıl ve beden işidir.
Naim Süleymanoğlu, 1988 Seul, 1992 Barselona ve 1996 Atlanta olimpiyatlarında üç kez altın madalya kazandı. Ayrıca dünya ve Avrupa şampiyonlukları da elde etti. Bu yıllarda zor anlar da yaşadı ama pes etmedi. Madalyaları kadar, mütevazı ve çalışkan kişiliğiyle de saygı gördü.
Naim, 2017 yılında aramızdan ayrıldı ama başarıları hâlâ hatırlanıyor. Onun hikâyesi bize boyun küçük, hayallerin büyük olabileceğini gösterir. Önemli olan, her gün biraz daha çalışmak ve pes etmemektir. Bugün onun adı spor salonlarında, okullarda ve gençlerin hayallerinde yaşıyor.