Haftalık paragraf: Köydeki Uzun Zil
Metni dikkatle oku. Soruların cevaplarını çizgilerin üzerine yaz.
Köydeki Uzun Zil
10 Kasım’dan bir gün önce Kutlu, babaannesine çocukken anma törenlerinin nasıl geçtiğini sordu. Babaannesi bir köyde büyümüştü. “Köyümüzde siren yoktu.” dedi. “Öğretmenimiz saatine bakar, dokuzu beş geçe okulun zilini uzun uzun çalardı. Zili duyan herkes, tarladakiler bile, işini bırakıp saygıyla dururdu.”
Ertesi sabah okulda anma töreni yapıldı. Öğretmenleri Saliha Hanım, Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de saat 9.05’te İstanbul’da, Dolmabahçe Sarayı’nda aramızdan ayrıldığını anlattı. Saat 9.05’te sirenler çalınca Kutlu kıpırdamadan durdu. Gözünün önüne, tarlada saygıyla bekleyen köylüler geldi. Akşam babaannesine “Biz de sizin gibi aynı anda durduk.” dedi. Babaannesi gülümseyerek torununun saçlarını okşadı.
Soruları cevapla
Cevabı metinde bul; tam cümleyle yaz.
1.Babaannesinin köyünde dokuzu beş geçe zili kim çalardı?
2.Babaannesinin köyünde neden siren yerine zil çalınırdı?
3.Atatürk nerede aramızdan ayrıldı?
4.Sence Kutlu sirenler çalarken neden köylüleri düşündü?
Sözcük
Metne dönüp cümlesinde oku.
5.“okşadı” sözcüğü metinde ne anlamda kullanılmış?